Reklam
Reklam

Bir fidan dikmek, bir tohum ekmek…

İshak Aşar

Yazarın şu ana kadar yazılmış 3 makalesi bulunuyor.

Bismillahirrahmanirrahim

Ben bir öğretmenim… Sadece işini yapan değil, yaptığı işi en iyi şekilde yapmaya çalışan, çabalayan, yapabilmek için dertlenen bir öğretmen…

Yeşermek için suya, oksijene, toprağa ve sevgiye muhtaç gönülleri iyilikle yoğurmak, güzel davranışlara yöneltmektir benim gayem…
Körpecik dimağları; şefkatle, sevgiyle, ilgiyle beslenmeye aç kalpleri; huzuru, mutluluğu günübirlik hazlarda ve milisaniyelik hızlarda arayan nesilleri hakla, hakikatle buluşturmaktır benim görevim.
Görevimi yapmaya çalışırken dokunulamamış gönüllere dokunmak, sorulmamış soruları sormak, gün yüzü görmemiş pencerelerden bakmak, hatıralanmamış hakikatleri hatırlatmak, yaşanacak çağa hazırlamaktır gayretim…

Zaman zaman sürüklenirim akışında düşüncelerimin… Daralırım, bunalırım, dertlenirim… O kadar hızlı cereyan eder ki bütün bunlar benliğimde… Kaslar yetersiz kalır ve sıklıkla strese yenik düşer hastalanırım…

Dertlerim bana o kadar sadıktır ki, sanki benle doğmuş, benle öleceklermiş gibi bırakmazlar peşimi. Bazen saklambaç oynarlar benle kısa süreliğine… Ama gerçekten kısa süreliğine göremem, duyamam, hissedemem onları… Sonra “sooobe” “soobe” bizi mi arıyordun der gibi çıkarlar karşıma aniden…
Ben yoruldum, hastayım, dinlenmeye ihtiyacım var desem de nafile… Bırakmazlar yakamı, hasta yatağımda bile beni terk etmezler… Kalk derler ne yatıyorsun… Bir şeyler yapsana…
Kendi kendime mücadele veririm içimde… Hem nefsimle, hem ağrılarımla, hem de dertlerimle…

Heeey! Bana baksana sen! Sen kendini ne zannediyorsun? Her şeyi düzeltebileceğini, her güzeli elde edebileceğini mi zannediyorsun? Der içimden bir ses… Sonra devam eder örnekler sunmaya…
Dünya sensiz de yaşamın olduğu bir yer… Sen doğmadan da birileri yaşıyordu… Sen olmasan da bu dünyada hayat devam edecek bir türlü…
İçinde bulunduğun gemiyi mi dert ediyorsun! Sana mı kaldı bunu dert etmek! Hiç meraklanma! Bu gemi yüzer, bu kuşlar uçar, bu çocuklar büyür, bu ağaçlar meyve verir, bu çiçekler açar… Sen olmasan da insanlar ağlar, güler, eğlenir… Sen olmasan da olsan da fark etmez…
Bu dünyada iyilikle kötülük bir şekilde imtihan verir…

Boş ver! Dünyayı sen mi kurtaracaksın! Bak her şeyi dert etmekle başına neler geldi! Sen derdinle yanıyorsun; herkes keyfinde güneşleniyor… Sen, boğazına kadar çamura batmış gibi çırpınıyorsun; millet koltuk kapmaca oynuyor… Sen, bir şeyleri değiştirmeye, güzelleştirmeye çabalıyorsun, yapabileceğini yapmaya, yapamayacağını yapabileceklere anlatmaya çalışıyorsun; birileri sen yap, biz fotoğraf çekinirken önünde dururuz bile diyemiyor… Sen kim için uğraşıyorsun Allah aşkına…

Evet, çok ciddi, çok manidar, çok hassas örnekler bunlar…
Tam da “Amaaaaaan sen de!”, “Harbiden haklısın yaaa!” dedirtecek örnekleri nasıl da buluyor bu içimdeki ses anlamış değilim….

Anlamadığım başka şeyler de var. Mesela önceden filler tepinir, çimler ezilirdi. Şimdi durum daha da vahim bir hal almış. Artık çakallar, koyunlar, kuzu görünümlü kurtlar, eşekler, atlar, aslanlar, sırtlanlar hatta ve hatta sinekler bile tepinmeye başlamış…

Yine ektiğimiz insanlık tohumları daha toprağın altındayken üstü beton gibi ezilmeye çalışılıyor… Yine doğruluk, dürüstlük, hakkaniyet, adalet, kadirşinaslık, diğerkamlık, fedakarlık, saygı, sevgi, şefkat, merhamet gibi her biri birbirinden kıymetli tohumlar gün yüzü göremeden çürümeye terk ediliyor…
Gel de bunları göreeee göre dertlenme… Gel de derdine derman arama… Gel de çaresizlik içerisinde elinden gelebileni yapma…

Bu dertleniş, böyle bir çaresizlik ortamında okuduğum “Bakara 2/261. Ayet” rahmet oldu yüreğime… Sekine/iç huzuru yayıldı gönlümden bedenime… Sanki ağrılarım dindi birdenbire…

Diyordu ki ayette mealen: “Mallarını Allah yolunda harcayanların durumu, yedi başak bitiren ve her başakta yüz tane bulunan bir tohum gibidir. Allah dilediğine kat kat verir. Allah lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.” (Bakara, 261)

Haydi doğrul bakalım paşa efendiiii. Sahip olduğun nefesi, ilmi, eli, gözü Allah yolunda harcama vakti… Bir iyilik ek fıtratını bozmamış, meleklerden farksız öğrencilerinin karakterine… Onları güzel davranışlara alıştır…

İşte bu ayetten gönlüme inen sekine, “Kim 100 Kazanmak İster” isimli çalışmanın fikrini ortaya çıkarmış ve çalışmanın ismine ilham kaynağı olmuştur.
Sağ olsunlar, -Rabbim razı olduklarından kılsın- benden az dertsiz olmayan dostların da gayret ve çabalarıyla şekillendirdiğimiz bu ürün, öğrencisinden velisine pek çok kişinin beğenisini kazanmıştır. Kısa süre içerisinde bizlere ulaşan Teşekkür içerikli güzel dönütlerden ve gelen mesajlardan anlaşıldığı üzere ekilen iyilik tohumları filizlenmeye başlamış…
İnşallah meyvesini seyretmeyi de Rabbim nasip eder…

Her hal Elhamdülillah demek içindir…
Elhamdülillah…

Dertler paylaşınca hafiflermiş ya da dertliler çoğalırmış ya… Paylaşayım istedim… Belki yüküm hafifler…

YAZARIN SON YAZILARI
Bismillah - 27 Ocak 2019
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ